cezaevi sözleri/mesajları - Güzel Sözler,Anlamlı Sözler,Kısa Aşk Sevgi Sözleri

cezaevi sözleri/mesajları













Eğer Haklıysam; Haksızları Bir Müddet SESSİZCE İzlerim...Eğer Onlardan, Haklı Olduğuma Dair Bir Adım Gelmezse...GERİ Adım Atmam Ben EZER Geçerim.

Ne güzel şey hatırlamak seni, yazmak sana dair, hapiste sırtüstü yatıp seni düşünmek: filânca gün, falanca yerde söylediğin söz, kendisi değil edasındaki dünya… 

Merak etme yeri geldiğinde dik yürümeyi de biliriz savcı bey! 

Gardiyan süre bitti dediğinde, anlarsın o zaman vefasızca gidişleri…

Diyorlar Ki Bu. Niye Böyle Edepsiz. .... 👉Biride Demezki Edebini Bozan Hangi Şerefsiz.

Adaleti olmayan bir semtin zifiri karanlığında kayboldu gitti gençliğimiz. 

Çaycı! getir, ilâç kokulu çaydan. Dakika düşelim, senelik paydan! Zindanda dakika farksızdır aydan. Karıştır çayını zaman erisin; köpük köpük, duman duman erisin! 

Hayat zor değil bazen şerefsiz.

Göklerde kartal gibiydim kanatlarımdan vuruldum mor çiçekli dal gibiydim bahar vaktinde kırıldım. 

Bunu da yaz hâkim bey; umutsuz olan bedendir hayaller değil! 

Asılı bıraktın hayatın ortasında şimdi tek dayanağım paslı bir çivi…

Korkmana gerek yok, sen istemediğin sürece kimse seni üzemez! * Cavit ÇAĞ

Beceremiyorum sanırım Ölümle, yaşam arasına sığdıramıyorum sevdamı..

AH!O Kadrini bilemediğim günler,koklamadan attığım gül demeti(Cahit Sıtkı Tarancı) 

Vedalar acıtsada  bazen gitmek gerekir(CanYücel)

 Tüm mutsuzluklar yokluktan değil çokluktan gelir.

“Adam olmak cinsiyet meselesi değil, şahsiyet meselesidir.”

Yine gecenin bir yarısı, Aklıma takıldı gözlerin. Adını andım durmadan, Sızlasa da yüreğim. Unutmayı düşünmedim, Ağlasa da gözlerim.

Sert rüzgarlar karanlik geceleri severmis , aynen benim seni sevdigim gibi

Uzaktan Sevmek Bir Mahkumun Pencereden bakması gibidir




Kimse Birşey İma EtmesinKininiz Varsa Suratıma Kusun,Kusamıyorsanız Sonsuza Kadar Susun 



İyi günlerimde çok eller uzanır ellerime,
Resmimi, suratımı baş köşeye asarlar...
Fakat demir kapıların her kapanışında üzerime,
Ardında taş duvarların her kaldığım zaman,
Ne arayan beni, ne soran...




Seni kaybettim galiba İki taşın arasında kaldım Bu, benim hatam değildi Seni ben çook geç tanıdım 

Yusuf Hayaloğlu



Birkaç beden büyük gelir bazılarına benim laflarım Ziyanı yok..!- Gelecek senelerde de giydiririm



Anne senin Oğlun Düşmüş Yine dertlere Diyordunya bana Oğlum birazcık Gülsene Peki Gülüşlerimden ne istediler be anne


Bir dost ve kardeş eliyle işlenmiş Boncuktan bir tesbih armağan geldi bana. Göz nuru dökülmüş, özenilmiş, İçten bir selam gibi insandan insana. Değerini arttıran bu armağanın Bir hapishaneden bir başka hapishaneye gelmesiydi Şiirde böyle bir şey olmalı diye düşündüm: En acımasız günde de savunabilmek inceliği.





Zindanlar her ne kadar kör ve karanlık olursa olsun, onu aydınlatacak kadar gücümüz vardır.






Günahına kadar sevdiklerim var ;- Bir de sevabını bile istemediklerim..!


Yamuk ağaçtan düz baston çıkmaz. Her şeyden önce sözlerinin arkasında dik durmayı öğreneceksin.


Yağmur yağardı biz ağlaşırdık Kaldırımlar boyunca Bir hüzün vardı sanki aramızda Susardık ay batınca                   Yusuf Hayaloğlu


Bileklerimizi morartmış yeni Alman kelepçeleri. Otobüsün kaloriferleri bozuldu Kaman`dan sonra, Sekiz saat oluyor karbonatlı bir çay bile içemedik, Başımızda perensip sahibi bir başçavuş, Niğde üzerinden Adana Cezaevine gidiyoruz… Bi sen eksiktin ayışığı Gümüş bir tüy dikmek için manzaraya!



"Aşk” tipi cezaevinde, müebbet hapis yatıyor kalbim!



Kafese konulmuş bir Kuş Misali benimki Bir Bıraksalar Hiç alçalmamaya Yükseleceğim


Biz ağladığımızda bir nedeni oluyor da, bulutlar ağladığında bir nedeni oluyor mu?





Volta atıyorum yine koca dünyamın, daracık avlusunda. Vücuttan habersiz yürüyor artık bacaklarım.





Hani bir dışarda olsam, hep yürürüm, durmam. Benimle beraber yürür gökyüzü, toprak, hürriyet, benimle beraber. Gökyüzü, toprak ve hürriyet, ne güzel şeyler. Hani bir dışarda olsam,belki günlerce, uyumam. Sabahları yok artık o kahpe uyanışım. Duvarda kaldı gözlerim. Dalmışım.





Mapusta attığım voltada çektiğim acıda, akıttığım gözyaşında yine sen vardın.






Bulutlardan haber saldım sen gelecektin. Yağmur yağdı gözlerime sen silecektin ama taş duvarlar sıkar beni gönlüm dağlarda. Resmin çizdim hasret kokan duvarlarıma, güller diktim penceremin ön tarafına.





Sabah serinliği gün ağarıyor Demir taş küf yosun Sen böyle gecenin ortasında Olan bitenden habersiz Uyuyor musun? Güvercin sesi çocuk sesi tren sesi Parmaklıklara yakışmayan ne varsa Duvarlarında Güneş bütün gün çağıradursun Elden ne gelir Yaşamak böyle kanlı akarsa Maviliğin dibinde böyle gözyaşları Kirli ağır durgun Daha bir süre akıp gidecek Duvarlarında



Hayatındaki herkes sana muhalefet ediyorsa ,Tadını çıkar ,Demekki İKTİDAR Sensin...




Bulutlardan haber saldım sen gelecektin. Yağmur yağdı gözlerime sen silecektin ama taş duvarlar sıkar beni gönlüm dağlarda. Resmin çizdim hasret kokan duvarlarıma, güller diktim penceremin ön tarafına.





Cezaevinden Aneme : Pencereme ay düşmüyor artık Kirpklerime yeğmur yağmıyor Güneşi özledim anne Yıldızlar kaymıyor Çocuklarım çocukluğumdur Gençliğim sürekli koşan bir at Kanadımı kırdılar anne Hayallerim şimdi heyhât!





Gardiyan 'Süre bitti' dediğinde, anlarsın o zaman vedasızca gidişleri.




Fotoğraflara bakmak hasret giderseydi, cezaevindekiler tahliye beklemezdi.



Sen  Siz Geceler Çok Uzuyor Çok Soğuyor
Avluda Rüzgar Sevgimizi Ordan Oraya Sürüyor Bir Gün Burdan Çıkma Umuduyla Dayanıyorum
Aslında Tamda Öğle Değil Çıkınca Seni Göreceğim Ve Sana Tekrar Sarılacağım için
Seni Sevmeyi Çok Ağır Ödüyorum Suçumu Değil
Çünkü Sensiz Yapamıyorum


Bu Zalım Mapushaneye Canmı Dayanır
Ne Vazgeçer Ne De Bir Gün Uslanır
İnsanın Canını Dir hem Dir hem Alır
Bırak Bizi mapushane gedelim